ATIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK – Necmettin Türkekul

 

Okul denilen kavramın klasik tanımı,

“İnsanların, okuyup yazma öğretiminden başlayarak

en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye değin

çeşitli derecede toplu öğretimin yapıldığı ve içinde

öğrencilerle öğretmenlerin ve öteki görevlilerin

bulunduğu, genelde devletler tarafından finanse

edilen alanlara verilen addır.” şeklindeydi.

 

Bu tanım günümüzde ve yakın gelecekte

tamamen değişecek gibi durmakta.

Klasik eğitim ve öğretim anlayışı epeydir

sancılı bir sürecin içine girmiş durumda ve

eğitim değişiyor. Yeni EĞİTİM TRENDİ

‘UNSCHOOLİNG’ (Okulsuz eğitim)

 

Aslında var olan eğitim sistemine tepki olarak

ortaya çıktı ve gelişmiş ülkelerde hızla yaygınlaştı.

Bu kavram henüz ülkemiz için çok yeni ve

baştan aşağı herkes bunun acemisi.

Yeni sistem eğitimin kalıplarının tamamını yıkıyor.

Klasik eğitim ve öğretim, bilgi öğrenmek esası üzerine

kurgulanmış bir yapıya sahipken yeni eğitim sistemi bilgiyi

kullanmaya odaklanmış durumda ve bunun öğrenileceği yer

artık sabit bir binanın olduğu yer değil. Bu internet ve onun

alıcısı olan cep telefonu, tablet ve bilgisayarın olduğu her yerdir.

 

 

Yeni eğitim modelinde, aslolan, her şeyi bilen öğrenci

Değil; işine yarayacak  bilgileri öğrenebilme beceri ve

kabiliyetine sahip olan  öğrenciler yetiştirmek

şeklindedir.

 

Yeni eğitim ve öğretim modelinde artık müfredat,

ders adları, konu başlıkları ve sıkıcı sınıf ortamları olmayacak.

Öğrencinin merak ettiği şeyi  severek ve isteyerek

algılayabileceği ve öğrenebileceği bir konsept olacak…

 

Gelecekte öğrenme her yerde olacak ve öğrenme materyalleri

kitaplar, internet, aile, müzeler, geziler, filmler, yapay zeka,

yapay gerçeklik ve doğanın kendisi yani okul hayatın kendisi

olacak.

 

Birçoğumuz bugünden, nasıl bir geleceğin bizi

beklediğini bilemezken, çocuklarımızın geleceğine

yön verme çabası içindeyiz. Hz. Ali’nin çağları aşan

bir sözü vardır: “Çocuklarınızı kendi içinde

yaşadığınız günlere göre değil, onların yaşayacağı

günlere göre yetiştirin.”der. Birçok veli,

kendi çağını kavrayamazken böyle bir ortamda

bunu nasıl gerçekleştirecek?

 

Yaşamın günümüzdeki tanımlarından biri de

‘herhangi bir bünyeye giren ile çıkan arasındaki

pozitif farktır’. Artık yeni nesil gelecekte

hiç ihtiyaç duymadığı ve duymayacağı şeyi

öğrenmeyecek ve herhangi bir arama motorundan

ulaşabileceği bilgiyi hafızasında tutmak zorunda

kalmayacak.

 

Aslında eğitim eskiden olduğu gibi muallimlerin

koçluk yaparak birkaç öğrencinin tüm gelişmesini

takip ettiği ve yönettiği bilgi peşinde dolanan

insanlar ile bilgiye hiç ihtiyaç duymayan insanların

ayrıştığı ve iş imkanlarının bilgiyle değil de o işi yapabilir

olmak ile dağıtıldığı yeni bir zamana doğru hızla ilerliyoruz.

 

Şafağın sökmesiyle gün, birçok bilinmezlik saklar içinde. Şu anda

herkesin eğitimle ilgili yalpalamasının sebebi bu bilinmezliklerdir.

Günümüzde kimse ne yapması gerektiğini tam olarak bilmemekte

ve eğitim tam bir çıkmaz içinde yalpalamaktadır.

 

‘Peki,ne tavsiye edersiniz?’ denirse, “çocukların eğitim peşinde

koşmasının bırakılmaması, imkanı olan velilerin,

bulunduğu bölgedeki en iyi eğitim kurumunu araştırması, özellikle

kurumların geçmişteki ve bu pandemi dönemindeki çalışmalarını

çok iyi takip etmesi ve çocuğunun geleceği ile ilgili en

sağlıklı kararı vermesi gerekmektedir.

 

Özellikle velilerin, uzaktan eğitimi (online) en iyi

yapan kurumları tercih etmesi ve çocukların eğitimde aksamalara

imkan vermemesi gereklidir.

 

Bu bakış AÇIsına sahip veliler, hem çocuklarının eğitiminde

boşluk bırakmayacak hem de değişen trende uygun şekilde

çocuklarını yetiştirmiş olacaklardır. Aksi durumun, ülkeye, veliye ve

öğrenciye olan maliyeti çok yüksektir.

 

 

 

youtube abone

Exit mobile version