HEDEFLEDİĞİM BAŞARIYI NASIL ELDE ETTİM? MUHAMMET TAŞGIN

WhatsApp-Image-2021-10-18-at-14.29.38

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merhaba ben Muhammed Taşgın. 2021 YKS’de  sayısal 1186.sıyım. İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne yerleştim. Bu yazımda sizlere hazırlanma sürecimden bahsedeceğim. Umarım sizi nelerin beklediğine dair güzel bir bilgilendirme yapabilirim.

 

Öncelikle bu yazıyı okuyan 11.sınıf öğrencilerine onları 12.sınıfta rahatlatacak bir şeye değinmek istiyorum. Arkadaşlar 11.sınıf müfredatına ait olan hiçbir konuyu anlamadan, hak ettiği kadar çalışmadan geçmeyin. Aklınıza takılan sorularınızı sorun çünkü son senenizde aklınıza bir şeylerin takıldığını anlayamayacak duruma dahi düşebilirsiniz. Sayısal öğrencileri için fen kısmını unutacak olmanızın önemli olmadığını da vurgulamak istiyorum. Zamanında kavradığınız bir şeyleri hatırlamak ile yeniden bir konu öğrenmek arasında çok büyük farklar var. Ben ve bu sene derece yapan arkadaşlarım 11.sınıfta belki çok çalışmadık ama hiçbir konuyu da anlamadan geçmedik. Bu kadar bir çalışmanın dahi sizi 12. Sınıfta ne kadar rahat ettirdiğini yazının devamını okuyarak anlayabilirsiniz.

 

Hazırlık sürecinde olan arkadaşlara ilk olarak şu sıralar uğraştıklarını düşündüğüm problemlerinden bahsetmek istiyorum. “Kimi dinleyeceğim? Herkes farklı bir şey söylüyor.”  Klasik olacak ama önce kendinizi dinleyin arkadaşlar. Ve bilin ki başarıya giden tek bir yol yok. Herkese kulak verin ama kimseyi kopyalamayın. Size uygun olmadığını düşündüğünüz şeyi yapmayın. Bunu yaparken de lütfen kendiniz için kolay olana kaçmayın. Birçok öğrenci kendi ile baş başa kaldığı bu süreçte maalesef rehavete kapılıp elinden geleni yapmaktan kaçıyor. Elenenlere kimsenin yapacağı bir şey yok.  :/

 

Nasıl bir insan olduğunuza bağlı olarak değişir ama ben haftada bir gün boş bırakmanın çok faydasını gördüğümü düşünüyorum. İlk başlarda cumartesi günü okulda denemeye girdikten sonra tüm gün canımın istediği şeyleri yapıyordum. Bazen arkadaşlarımla internet kafeye gidiyordum. Karantina döneminde de tüm gün dizi izleyip sevdiğim yemeklerden yemeye çalışıyordum. Sizi mental olarak rahatlatacak bir aktivite bulmanız gerekiyor (halı saha maçına gitmek, alışverişe çıkmak, sinemaya gitmek…). Sürecin devam eden günlerinde konular ağırlaştıkça bir gün boş bırakmanın beni daha da tembel olmaya ittiğini düşündüm ve az çalışacağım 2 gün belirledim. Genelde Pazar günleri yoğun çalıştığım için pazartesi ve dizimin yeni bölümü geldiği için Perşembe günlerinde diğer günlerden daha az çalışıyordum. Bu tamamen size kalmış ama ne yaparsanız yapın sizi rahatlattığından emin olun. Çünkü tazelenmeden geçirdiğiniz haftalar mart-nisan çıkmazında sizi daha büyük bir girdaba sürükleyebilir. ((11.sınıfım verimli geçtiği için bu boş günlere mayıs ayına kadar devam ettim. Çünkü biriken konularım yoktu ve dersi dinleyince konuları hatırlıyordum. 11.sınıfın üzerinde durmamın sebebi de bu)) Bu boş vakitleri bir tembellik olarak görmeyin hak ettiğiniz bir zaman olarak düşünün. Ailenizle bu konu hakkında konuşun, maddi ve manevi olarak yardımlarını isteyin. Buna olumlu bakmayan velilerinizi rehberlik servisine yönlendirin.  🙂

 

Evet süreç biraz ilerledi tabi, çalışmak ve bir seneliğine hayatınızı oldukça kısıtlamak en çok bu dönemlerde zor oluyor inanın. Bir süre sonra insan eskiden bir hayatı olduğunu unutuyor. Uyuma düzeni ve verimli çalışma konularına çokça değinilmiştir o yüzden fazla durmayacağım bunun üzerinde. Uzmanların da önerdiği gibi en az 7 saat uyuyun. Ve gece uyanık olmamaya çalışın. Benim gibi saat 10’dan sonra çay içerek 1-2 ye kadar çalışırsanız yıl boyu erken kalkamıyorum diye problem yaşayabilirsiniz. Gece çalışmak daha rahat geldiği için böyle yapıyordum ama 12’de her şeyi bitirip yatağa girebilenlere özeniyordum açıkçası. Verimli çalışmak için ise molalarınızı kendinize göre düzenleyin. Ben uzun çalışma periyotları ve uzun molaları seviyordum. 2 saat ders 1 saat mola gibi bir düzenim vardı. Molamda çay içer tatlı bir şeyler yerdim ve bu dersten kopuk geçen 1 saat beni moralize ederdi. Telefonum bozuk olduğu için ilk 2 ay kullanmadım ama sonra sınav gününe kadar da telefon kullandım. Ders çalışma saatinin haricinde telefon kullanıyordum. Ama telefon kullanmayıp dikkat dağıtacak şeylerden izole yaşamanın odak arttırdığını düşünüyorum. (Bakınız: Zeynep Coşkun.)

 

Şu an genel anlamda TYT çalışıyor olmalısınız. Netlerinizde bir artış göremiyor olabilirsiniz. Çok garip ilerleyen bir süreç var önünüzde. Çünkü TYT’de sürenin önemi çok büyük. Fen yahut sosyal bölümündeki bilgi eksikliğiniz size vakit kaybettirdiğinden matematik gözünüzde büyüyor olabilir. Paragraf çözmeye alışık olmadığınızdan sorularda karar verirken süre kaybediyor olabilirsiniz. Geometri görmeye dayalı olduğundan sorulara boş boş bakıp hiç işaretleme yapmıyor da olabilirsiniz. Bunların hepsi zamanla hallolmaya başladığında zaman kontrolünüzü doğru yapıp yüksek netlere çıkacaksınız. Kısacası uzun bir süre debelenip sonuç alamayacaksınız. Ama bir gün özellikle ara tatilinizi verimli geçirdiğinizde TYT sınavını ancak anlamış birisi olarak denemelere girmeye başlayacaksınız. En doğru kararları verip elinizden geleni yapmış olmak asıl mesele. 2021 TYT’de başıma gelenleri anlatırken ne dediğimi daha iyi anlarsınız. Ama şu an yapmanız gereken en önemli şey eksiklerinizi tespit etmek. Sınavda matematiği yetiştiremediyseniz daha çok matematik çalışın demiyorum. Belki de dil bilgisi haddinden fazla zaman aldığı için böyle olmuştur. Bunun kararını vermek size kalmış. Öğretmenlerinizle deneme çözerken yaşadığınız problemleri konuşun. Ve sırf zor diye sorunların üzerine gitmekten kaçıp zaten bildiğiniz konulara çalışıp vicdanınızı rahatlatmayı denemyin. Denendi, onaylandı er ya da geç o kaçtıklarınız önünüze geliyor 🙂

 

Biraz da öğretmenlerle iletişimden bahsetmek istiyorum. Şu dönem olmasa da ilerleyen süreçte çok duygusal zamanlar yaşayabilirsiniz. Saçma davranabilirsiniz. Birkaçına kızabilirsiniz. Ama emin olun onlar bunu bekliyorlar ve ne kadar zorlandığınızın farkındalar. Hiçbir öğretmen size kızıp konuşmamazlık yapmaz. Sitemle konuştuğunuzda artık dargın olduğunuzu düşünebilirsiniz ama selam verdiğinizde aynı güler yüzle karşılaşacaksınız çünkü hepsi aslında sizi anlıyor. Deneyimli öğretmen kadrosu da burada farkını ortaya koyuyor. Bir okuldan alabileceğimi düşündüğüm en lüks hizmet de budur. Gerisi sadece geçici rahatlıklar çünkü herkesin dediği gibi iş öğrencide bitiyor.

 

Dersler hakkında spesifik konuşacağım. Metematik sayısalcı için bir iskelettir. Diğer her şey matematik üstüne giydirilmiş posttur. 2021 YKS sağ olsun bu konunun altını çok güzel çizdi 🙂 matematikten kopmayın. Çalışmadığınız dönem olmasın. Hocanız artık denemeye geç diyene kadar konuları en zor örnekleri inceleyerek çözün. Hem TYT hem AYT adına bir soruyu öğretmene sormadan önce ben en az 20 dakika incelerdim. Günlerce sormadığım sorular oldu. Öğretmene götürmeden önce mutlaka arkadaşlarıma da sorardım. Bunu kendi içinizde geliştirmenizi öneririm. Her kaynağı çözemezsiniz fakat arkadaşlarınızın çözdüğü kaynaklardaki güzel soruları görmek daha geniş bir soru havuzu sunar. Kıskanmak ya da yedirememek gibi saçma duygulara kapılmadığınızı varsayıyorum.

 

Türkçe her zaman benim en zayıf yanım oldu çünkü kitap okuyan bir insan değildim. Okuma hızımın düşüklüğü beni çok geriye itiyordu. Son sene bunu tamamen halleden çözümler bulunmuyor tatbikî ama çözdükçe hızlandığınız doğru. Ne olursa olsun Türkçede belirli bir süre limiti koyun ve aştığınızda Türkçe çözmeyi bırakın. Benimki matematiğin zorluğuna göre 50-55 dakika arasıydı. Ama sınavda bu sene kısa sorular olduğu için 42-43 dakikada bitirdim. Sorularınızı hocalarla tartışın. Gözden kaçırdığınız ya da anlamak istediğiniz gibi anladığınız cümleler olabilir. Bunları görmenizde yardımcı olacaklardır. Ben Murat hocaya soru sorup sonra onu ikna etmeye çalışırdım. Ama günün sonunda kaçırdığım noktaları görebiliyordum.

 

 

Tyt fen bir sayısalcı için sanırım en rahat çözülen alan. Şu an öyle gözükmeyebilir ama çoğu konunun daha komplike halini AYT kısmında görmüş oluyorsunuz sınava girerken. Biten konuları bir de 3D yayınları TYT fizik kitabından çözmenizi tavsiye ediyorum. Kimya ve Biyoloji için daha çok öğretmeniniz ne derse onu çözün. Ben öyle yaptım yani.

 

Sosyal bilgilere genelde son zamanlarda çalışıyoruz sayısalcılar olarak. Felsefe hariç diğer derslere son 2-3 aya kadar denemelerden sorduğum sorularla çalıştım. Ekstra bir kaynak çözmedim. Ama felsefe sorularında zaman kazanmak için ders görmeye başladığımda not alıp sıkı bir şekilde takip ettim. Apotemi yayınları TYT sosyal bilgiler kitabını tavsiye ediyorum. Pek yeterli değil ama anlatımı güzel. Denemelerde yapamadıklarınızı sorun mutlaka. İnternette de bir sürü video var. Gerekli önem verildiğinde gayet halledilebilir bir branş gibi geliyor bana bilemedim 🙂

 

AYT matematik için konuşacak olursak pek iç açıcı olamayacağım. TYT matematiği 2022’de daha hafif beklesem de AYT’de yine zor bekliyorum çünkü AYT matematik zor olduğunda yığılma olmuyor ve genelde insanlar ne kadar kötü yaparsa yapsın bir şekilde çalıştığının karşılığını alıyor. Ben 3 dikkatsizlik hatası yapmama rağmen sıralamam çok düşmedi çünkü daha dikkatli olan ama benden daha kötü matematiği olan birisi önüme geçemedi. Yapamadığı soruda dikkatli olmasının bir manası yok çünkü 🙂 Bu ilkel bir yorum olarak gelebilir ama bölümümdeki herkes hemen hemen bunu yaşadı diyebilirim.

 

Bazı zamanlar günde 5-6 saat sadece AYT matematik çalıştığımız oldu. Gerçekten çok emek isteyen bir ders ve son sınavla birlikte anlıyoruz ki ÖSYM’nin bu konuda koyduğu bir sınır yok. Sınava girip 35 net yapamayan öğretmenler var. Çünkü iş bir zaman sonra birikimden çok hayal gücüne bakıyor. Okuldaki bütün hocaların bu konuda yeterli olduğundan eminim. Çok bunaltmamak şartıyla kayda değer soruları bir de Said hocaya çözdürün derim. Klasik yöntemlerin haricinde yeri geldiğinde ihtiyaç duyabildiğiniz bakış açıları kazanmak önemli. Kaynak olarak Açı Yayınları gayet yeterli olarak zor, Orijinal yayınları yapabilirim derseniz alın derim. Ben ve bu sene sayısal derecesi yapan arkadaşlarım çözdük bu yayını.

 

AYT fende öğretmenleriniz ne diyorsa onu çözün arkadaşlar. Kimya ve biyolojide kaynağın çok bir önemi olmuyor genelde. Öğretmenleriniz o seneki en iyi kaynakları seçmişlerdir zaten. Fizik için seviyenizi belirleyip oradan başlayın derim. Çünkü bir anda zor sorularla yüzleşmek gözünüzü korkutuyor. Ben Elektromanyetik konusundan nefret ederdim. Hala nefret ediyorum. Bir konu kaldırma hakkım olsa direkt bunu kaldırırdım. Ama benim haricimde kimse sıkıntı yaşamadı bu konuda hemen hemen. Hatta kolay diyorlar konu için. Kişisel bir problemim vardı sanırım bilmiyorum.

 

Gelelim biraz da 26-27 Haziran sabahına. Çok fazla kaygım vardı. Uyuyamama, sıcak, yetişememe gibi. Öncelikle MSÜ(mutlaka girin) sınavına 3 saat uykuyla girip anladım ki uykusuzluk sınav anındaki salgılanan hormonlar tarafından çözülen bir problem. Sınava girmeden önceki heyecanla yarış atı gibi hissediyorsunuz zaten. Bilimsel araştırmalar da uykusuzluğun heyecan anında IQ puanını etkilemediğini söylüyor. Rahat olun bu konuda. Sınav sabahı aşırı sıcaktı salonda beklerken çok terledim ama sınava odaklanınca kolumu koparsalar hissetmezdim sanırım. Optiğim elimin teri yüzünden birbirine girmişti ama optik okuyucuda hiçbir sıkıntı çıkmadı. Mendil veriyorlarmış kalemliğin içinde ben görmemiştim siz yine de bir terinizi silersiniz 🙂

 

Sınav kağıdını kontrol için baktığımızda Türkçe sorularının kısa olmasından anladım bir şeyler olacağını. Matematikten başladığımda ilk sorular gayet güzeldi ve her şey A planına göre gidiyordu. A planım dakika olarak ortalama 20mat- 30tr- 20mat-20tr-20fen-15sos-10mat şeklindeydi. Ama iyi ki öğretmenlerimi dinlemiş ve B, C, D planları da yapmıştım. Çünkü 2. Aşamada paragrafları bitirip tekrar matematiğe geçtiğimde elimi süremediğim sorular gördüm. Hemen kendime en güvendiğim bölüm olan geometriye geçtim. Ama 15 soruyu atlamaya daha önce yaptığım bir şey olmasaydı cesaret edemezdim. Ardından dil bilgisi fen ve sosyali hiç vakit kaybetmeden hızlı bir şekilde çözdüm. Bu bana 2-3 yanlışa mal oldu ama matematiğimi 23 nette bırakmaktan kurtardı. Her ihtimale hazırlıklı olmama rağmen kullanmadığım elim aşırı derecede titriyor ve soruları okurken gözlerim doluyordu. Bırakıp gitmeyi istedim. Ve o an aklıma ne kadar çalıştığım geldi. Beni o masada tutan verdiğim emekler oldu. Elimden geleni yaptığım için kendime güvenebildim. Eğer kendimi kandırmış birisi olsaydım “zaten çalışmadım, seneye denerim” deyip kontrolü kaybedebilirdim.

 

AYT psikolojik olarak daha rahat geçti tatbikî. Tek planım vardı o da eğer matematik 90 dakikayı geçerse bırakıp feni halledip tekrar dönmekti. 90 dakika sonunda tüm soruları okumuştum ama 8 soruyu yapamamıştım arkadaşlar. Ben sınava girene kadar matematiği ilk 1,5 saatte bitiremediğimi hatırlamıyorum. 8 sorum vardı ve ne yapacağımı bilmiyordum çünkü hepsine zaten 3-5 dakika uğraşmıştım. Sakin kalmaya çalışıp feni bitirdim. Çok farklı bir fen çıkmamıştı. Hayrete düşüren bir şey yoktu. Matematiğe geri döndüğümde beynim tazelendiği için 8 sorudan 4 tanesini biraz uğraşarak, farklı yollar deneyerek çözdüm. 4 boşum var 30 dakikam var. Dua ediyorum. Sağdan bakıyorum soldan bakıyorum. Bari dedim sayı koyayım deniyeyim. 1 soru öyle çıktı çok mutlu olmuştum. Bir üçgende benzerlik sorusunda tahmini açı hesapladım ve o açının tahmini trigonometrik değerini buldum. O değeri kullanarak alan hesapladım ve en yakın seçeneği işaretledim. Doğru çıktı 🙂 kalan 2 sorudan birini seçip yine bir şeyler uydurarak işaretledim. En sona polinom sorusu kaldı. 15 dakikam vardı. Bir karar vermem gerekiyordu. Ya diğer sorularımın işlemlerini kontrol edicektim ( keşke etseydim :/ ) ya da 15 dakika polinom sorusuna uğraşacaktım. Ben uğraşmayı seçtim çünkü kendime yediremedim polinom sorusu yapamamayı. İntegralden böyle bir soru gelse boş bırakır geçerdim ama inatlaşmayı tercih ettim. Ve sonuçta 3 tane işlem hatası yapmıştım. Polinom sorum da boştu. Neyse ki sınav çok zordu ve bu bana pahalıya mal olmadı. Ama siz kendinizle inatlaşmayın ve daha önceden planladığınız gibi hareket edin.

 

Sonuç olarak gerçekten emek verdiğim bir sene geçti. Ama yazın yaşadığım rahatlık çok güzeldi. Şu an bunu yarın dersim olmadığı için gece 2 de yazıyorum. Canım istediğinde gezmeye çıkıyor canım istediğinde oyun oynuyorum. Okulumu, kampüsümü, bölümümü seviyorum. Geçen gün kalem aldım ve kullanmaya çalıştım. 4 ay üstüne çok garip geldi 🙂 🙂 Bu zamanlarınız geçecek arkadaşlar. Geri dönüp baktığınızda pişmanlıklarınızın olmamasını sağlayın. Bütün öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Umarım biraz olsun tecrübelerimden faydalanmanızı sağlayabilmişimdir. Bunu benden isteyen Necmettin Hocama da teşekkür ediyorum. Herkese iyi çalışmalar. Elinizden geleni yapın.

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Açı Bakışı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!