ÖĞRENME NEDİR VE NASIL GERÇEKLEŞİR?

 

Öğrenme, tekrar ya da yaşantı yoluyla organizmanın davranışlarında meydana gelen kalıcı, istendik ya da izli değiş iklikler meydana getirme sürecidir.

 

Öğrenme, duyu organlarımız aracılığıyla gelen uyarıcıların seçilerek anlamlı hale getirilmesini, bilginin organize edilmesini, depolanmasını ve gerektiğinde geri çağrılmasını içeren bir süreçtir.

Öğrenme, yaşantı ürünü, kalıcı ve izlidir. Bir duruma öğrenme diyebilmemiz için istendik davranış değişikliği meydana getirmelidir.

Doğuştan getirilen davranışlar öğrenme kabul edilemeyeceği gibi sadece büyüme veya olgunlaşma sonucu oluşan davranışlar da öğrenme kabul edilemez.

Öğrenme sürecinin dört aşaması vardır:

1) Giriş (Input) : Gelen bilgilerin duyu organları vasıtası ile algılanması ve beyne iletilmesidir.

2) İşlem (Entegrasyon) : Beyne iletilen bilginin kaydedilmesi, organize edilmesi, anlaşılması ve işleme konulup yorumlanmasıdır. Bu aşamada bilgiyi sıraya koyma, ilişkilendirme, soyutlama, organize etme işlemleri gerçekleşir.

3)Bellek (Depolama): Anlaşılan bilgi tekrar kullanılmak üzere depo edilir. Bu depo kendi içinde iyi organize edilmiş, daha önce oluşturulan binlerce şema ve haritalardan oluşan bir kayıt arşividir.

4) Çıkış (Output): Beynin bilgiyi mesaj olarak hücrelere, kaslara, dil ya da motor etkinlik alanlarına göndermesi sürecidir. Bir anlamda işlenen bilginin kullanılmak üzere bilince gelmesidir.

   Bu dört aşamalı süreci biraz açarsak:
Öğrenmenin ilk basamağı çevreden gelen uyarıcıları fark etmektir. Bu işlem duyu organlarımız tarafından gerçekleştirilir. Duyu organlarına gelen uyarıcılar duyusal kayıt yoluyla sinir sistemine iletilir.

Örneğin

*Sınıfta öğretmenin sesi (işitsel uyarıcı),

*Tahtada yazılı bir kelime ya da bir grafik (görsel uyarıcı)

Bunlar ilgili duyu organı tarafından fark edilir ve duyusal bir kayıt oluşturulur. Bu kayıt kısa süreli belleğe ve oradan da organize edilerek
depolanmak üzere uzun süreli belleğe gönderilir. Kısa süreli belleğin bilgiyi saklama süresi çok az olduğundan gelen uyarıcının seçici dikkatle kodlanması uzun süreli belleğe gönderilen bilginin depolanmasını ve geri çağrılmasını kolaylaştırır.

Örneğin bir ders sırasında konu hakkında konuşan öğretmenin vurguladığı noktaları, konuyla ilgili önemli ipuçlarını seçici dikkatle algılamak veya ders çalışırken konuyla ilgili anahtar kavramları belirlemek bilginin organize edilmesini kolaylaştıracaktır.

Kısa süreli bellekteki bilgilerin uzun süreli belleğe geçmesi için bilginin çok iyi gruplanması gerekir. Bunun için öğrenilen bilgiler rastgele değil de benzerlikleri ve anlam ilişkileri yönünden belli çerçeveler içinde düzenlenmelidir. Örneğin yeni edinilen bir bilgi ile eskiden sahip olduğunuz bilgi arasında bir ilişki kurmak, bu bilgiyi eskiden sahip olduğunuz bilgi şemasına eklemek veya yeni bir bilgi şeması oluşturmak bilgiyi gruplamaktır.

Bir bilgi ne kadar çok başka bilgiyle ilişkilendirilirse, bilgiye ulaşma yolu da o kadar çok olur. Ulaşma yolu ne kadar çok olursa, o bilgi o kadar kolay hatırlanır.

Bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe gönderilmesinde tekrar çok önemlidir. Örneğin; bir telefon numarasını ezberleyinceye kadar tekrar etme; Yabancı bir sözcüğü doğru telaffuz edinceye kadar tekrar etme, bir konunun belli aralıklarla tekrar edilmesi. Özetle bilgileri hatırlayabilmemiz o bilgilerin ne kadar iyi depolandığı ve ne kadar sık tekrar edildiğiyle doğru orantılıdır.

Gruplama ve tekrarla uzun süreli belleğe kaydedilen bilgiler gerektiğinde kullanılmak üzere geri çağrılır. Buna hatırlama denir. Uzun süreli
bellekte bilgiler kaybolmaz, ancak bilgi, uygun biçimde kodlanmamış ve uygun yere yerleştirilmemişse, geri getirmekte o kadar zorluklarla
karşılaşılır. Hatırlamamız için bellekte depolanmış bilgiye ulaşmamızı sağlayacak ipuçları gerekmektedir.

                      AÇI REHBERLİK SERVİSİ   (ARS)     

0 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478