DAVA ADAMI (MEHMET AKİF ERSOY) – Sedanur Özkök – Öğrenci

Bedeni ‘sürgün’
yüreği ‘hür’ adam. Kalpler hür olunca hangi engel tutabilir ki seni ziyanda. Ya
dertler lal olur boyun eğer ya da derdi veren düşmanlar. Tek derdi vatan olan
dava adamı…
  Fakirliğin boynu bükük yaşamıyla gözlerini
açmıştı şu karanlık dünyaya. Tek amacı ışık olmaktı; gölge düşmüş kalplere.
Cebinde beş kuruş parası, elinde hiçbir varlığı olmasa da iman dolu göğsü
vardı. Hiç küfür karanlığını giderecek bir dolunay sahipsiz olabilir miydi? ALLAH’ı  vardı onun, bütün varlıkların sahibi.
  Kalbinde iman ve vatan sevgisi o kadar çok yer
kaplamış olacak ki, yalana ve riyaya yer kalmamıştı. Sanki karla yıkanmış gibi
tertemizdi. Hava koşullarının kötü olduğu bir günde arkadaşıyla buluşacak olan
Akif cebinde para olmaması nedeniyle buluşma yerine yürüyerek gitmiş ve geç
kalmıştı. Arkadaşı nedenini sorunca güreşi bahane etmişti. Yalan olmasın diye
ertesi gün güreşe yazılan Akif, bütün rakiplerinin sırtını toprağa verir
olmuştu. Bu spor dalında çeşitli ödülleri olan Akif’i ödüllerin en güzeli huşu
ile bekliyordu.
   Milli mücadele döneminde milli bir ruhun
oluşması için meclis bir marş yarışması hazırlamıştı. Ödüllü olduğu için
katılmak istemeyen Mehmet Akif arkadaşlarının ısrarı ve ödülü almama kanaatiyle
yarışmaya katıldı. Rakiplerinin 7/24 çalışarak yazdığı 7/24 eserin yerine
Akif’in gecesini gündüzüne harmanlayarak yazdığı kana işleyen su gibi dizeleri
hem gönüllerin hem de yarışmanın birincisi olmuştu.
  Şiiri
milletine armağan eden üstad, artık o şiirin kendi adıyla anılmasını istememiş,
kendi şiir kitabı olan Safahat’ta dahi yer vermemişti.
  İstiklal marşı şüphesiz ki ‘bedrin
aslanlarını’ uyandırmış, bu mücadelenin kazanılmasında büyük rol oynamıştı.
Kalplerde ki karamsarlık gölgesine güneş olmuş milli inancı yeniden
doğdurmuştu. Selası okundu sanılan bu vatanın kulağına ezanı tekrar
fısıldamıştı.
 Koca yürekli adamı koca yollar bekliyordu.
Mısır’a yolu düşen hür yürekli adam hasret rüzgarıyla kavrulan bedeninin göz
yaşlarını gurbet topraklara akıtıyordu. Başka çiçeklere ab-ı hayat oluyordu.
Hasrete
dayanamayıp ülkesine geri dönen Mehmet Akif, kısa bir zaman sonra kendi
vatanında vefat etmiştir.
 Ondan geriye tek tek işlenmiş şiirleri, milli
ruhu aşılayan marşı ve bir de selası kaldı. Ancak ölen hayvan imiş. Aşıklar
ölmez.
   ‘‘ALLAH bir daha bu millete İstiklal Marşı
yazdırmasın.’’

 

0 1 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
  • Unknown2 sene önce
  • Böyle adanmış ruhlar unutulmamalı ,unutturulmamalı. Ellerine sağlık kardeşim. Mekânı cennet olsun .

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478