ÖĞRENCİNİN BAŞARISINDA AİLENİN YERİ VE ÖNEMİ!

2

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Birçok aile çocuğunun çok zeki olduğunu söyler ve bunu ispatlamak için de çeşitli deliller öne sürer. Mesela “bak ben onun yaşındayken şunu yapamazdım ama o kolaylıkla yapabiliyor” diye diye başlayan bir çok söylemler ile bunu pekiştirmeye de çalışır.

 

Ayrıca veliler salt zekânın başarılı olmak için tek başına gerekli ve yeterli olduğuna da inanırlar. Oysaki bireyin başarılı olması için zekânın yanında onu destekleyecek çok önemli bir unsur vardır o da ailenin çocuğa olan desteğidir.

 

Bu destek ile birlikte çocuğun iç disiplinine sahip olması, boş çalışmak yerine verimli ders çalışmayı becerebilmesi, etkin ders dinleme ve derse katılabilme becerisine sahip olması, kendini en zor koşulda tekrar tekrar konuya ya da derse adapte edebilmesi, belli bir hedefinin olması ile isteyen ve azmeden bir kişiliğe sahip olması gereklidir.

 

Peki, Bir Çocuğun Başarılı Olması İçin Bunlar Dışında Neler Gereklidir?

 

Başarıyı Ailece İstemek ve İnanmak Gereklidir!

 

Velinin zaman zaman iyilik olsun diye söylediği sözler ve bilmeden yanlış kullandığı kelimeler hata vücut dili öğrencinin başarılı olma istek ve arzusunu kırabilir ve istemeden de olsa çocuğu yarıştan koparabilir.

 

İşte bu yüzden çocuklar ile iletişim kurarken oldukça seçici bir dil kullanılmalı ve onları sınava motive edici davranışlar içinde olunmalıdır.

Öğrencinin başarma isteğini, hevesini güçlendirmek için onun sınırlarını iyi bilmeli, zaman zaman salmasına göz yummalı ve her zaman olmamak kaydıyla belki birlikte bir yerlere gidip onu deşarj etmeli, başaracağına inanmalı ama bunu sık tekrar etmemeli ve bu konuda ona güvendiğinizi göstermeli, ona karar verme fırsatı sunulmalıdır.

 

Ve hatta öğrenci yeterince başarılı olamadığı durumlarda da onu yargılamadan dinlemeli ve gerekli çözümü kendisinin bulmasına yardım edilmelidir.

 

Kısa Orta ve Uzun vadeli Hedefler belirleyin!

 

Her bireyin olduğu gibi öğrencinin de yetenekleri farklı farklıdır. Küçük yaştan itibaren öğretmenleri ve okuluyla birlikte eğilim gösterdiği alanlar tespit edilmeli ve o eğilimine uygun çalışma sistematiği geliştirilmelidir. Bu amaçla öğrencinin altı aylık beş yıllık ve on yıllık ve daha uzun erimli, ulaşması gereken hedefler belirlenmelidir. Bu yapılırken de öğrencinin istek ve arzularının yanında eğilim ve becerileri de dikkate alınmalıdır. Tabi ki her aşamadan veli haberdar ve destekleyici rolünü sürdürmeli ortaya çıkan aksaklık ve değişikliklerde yüklnici değil yapıcı bir şekilde yol gösterici olmalıdır.

 

Sorumluluklar almasına özen gösterin!

 

Aşırı koruyucu aile yapısı çocukta sorumlulukla ilgili bilincin gelişmesine engel olur. Aşırı koruyucu ve denetleyici tutum içinde olan anne baba, yaklaşımlarıyla çocuğun kendi sorunlarına çözüm üretebilmesine ve de gelişmesine engel olmaktadır.

Hadi yavrum dersini yapalım, gel evladım bugünkü ödevini bitirelim türü sorumluluğu öğrenciden alıp veliye yükleyen davranışlar çocukta ciddi anlamda bedensel ve ruhsal olarak gelişme imkânını ortadan kaldırır.

 

Tavuklar üzerine yapılan bir araştırmaya göre yumurtadan çıkmakta zorlanan civcivlere annelerinin müdahale etmediğini bunun da bazı civcivlerin daha doğmadan öldüğünü gözlemlemişler.

 

Bunu üzerine kümes sahipleri bu durumdaki civcivleri tavuğun yanından alarak kanatlarını kabuktan çıkarmaları için müdahale ederek yumurtadan çıkmalarını sağlamışlar ve fakat bunu yaptıkları civcivlerin ya kısa süre sonra öldüğünü ya da tavuk haline geldikleri ilerleyen dönemde kanatlarının gelişmediğini gözlemlemişlerdir.

 

Örnekte de olduğu gibi aşırı müdahaleci ve korumacı ailelerin çocuklarında özgüven kanatlarının gelişmemesi söz konusu olmamaktadır. İşte bu nedenle çocuklarımızı ne tamamen ilgisiz ne de tamamen koruyucu olmadan yetiştirmeli ve onların yaşlarına göre yapabilecekleri sorumlulukları yüklenmelerine imkân vermelisiniz.

 

Çocuğunuzun Başarılı ya da Başarısız Olması Size Bağlı,

 

Nasıl mı?    

 

Kazanırsan seni severim kaybedersen sevmem demeyin!

 

Zira sizin sevginiz çocuğunuzun en doğal hakkıdır ve bu hakkı bir şarta bağlamak çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük haksızlıktır. Düşünsenize çocuğunuz size anne/baba şu kadar maaş kazanırsanız sizi severim kazanamazsınız sevmem dese ne hissedersiniz. Ya da siz hayatınız boyunca her şeyi dört dörtlük başardınız mı ki onlardan bunu istiyorsunuz.

 

Hele hele başarıya göre sevgi skalası oluşturmak çocuğunuz için yıkıcı sonuçlar doğuracaktır. O nedenle ne kadar başarı o kadar sevgi eylem ve söyleminden veliler mutlaka vaz geçmelidir. Eğer böyle bir davranış geliştirir ve çocuğunuzu her koşulda sevdiğinizi ona hissettirmezseniz elde edeceğiniz sonuç hayal ettiğiniz sonuçtan çok uzak olmayacaktır. Evet, belki doktor, mühendis, avukat çocuğunuz olacak ama sevgisiz ve zalim biri olarak bilinecektir.

 

“Çok zeki ama çalışmıyor” demeyin!

 

Çocuğunuzun gayretini kıran cümlelerden birisi de “Çok zeki ama çalışmıyor” ifadesidir. Bu çocuğunuzun gayret ve çalışma azmini kıracak ve onun öğrenilmiş acziyete sahip oluşmasına yol açacaktır.

Çocuk bu durumda, “nasılsa ailem benim zeki olduğumu biliyor ve herkese söylüyor, madem ki tembel olmakta dünyanın sonu değil o zaman ben bunu kullanayım ve çalışmayayım diyecektir. Böylece başarı göstermek için gerekli çabayı göstermesi için bir sebep kalmayacaktır.

Çocuğunuzun bunu kullanabileceği bilgisini göz önünde bulundurarak beklentilerin belirlenmesi, onun başarı gösterebilmesi için önemlidir.

Anne babalar çocuklarının sınırlarını tanımaya, onların yetenek, ilgi ve değerlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Yoksa başarısızlık tüm ailenin omuzlarına binecek bir yüke dönüşür.

 

“Onu başkalarıyla kıyaslamayın!”

 

Anne babalar çocuklarını ders çalışmaya motive etmek için genellikle falancanın kızını & oğlunu ona örnek gösterirler. Sanki her çocuk aynı tornadan çıkmış gibi davranır ve öyle düşünürler. Bu da çocuğa belki de hiç ulaşamayacağı ve yarışta da geçemeyeceği bir rakip edinme psikolojisini yükleyecektir.

İlk etapta başarılı olmak için var gücüyle çalışsa da zamanla o falancanın kızı & oğlunu geçemeyeceğini anlayacak çalışsa da ve çalışmasa da durumun bu olabileceğini düşünmeye başlayacak ve kendini bu kötü bir psikolojinin içine hapsedecektir.

Düşünsenize çocuklarınız sizi başka anne babalar ile kıyaslasa onun babasının şunu var bunun annesi şu yemekleri yapıyor dese sizler neler hissederdiniz.

 

 “Masa başında oturuyor ama ders çalışmıyor” demeyin!

Çocuk dersin başına oturduğunda onu sık sık odasına girerek rahatsız etmeyin.  Mümkün olduğunca çalışırken dikkatini dağıtan unsurları çalışma alanından uzak tutun. Masa başında oturuyor olması bu çağda gençler için zaten oldukça zordur, bir de siz ona yönelik güvensizlik duygusunu pekiştirip yayarak onun ders çalışma çabasını baltalamayın. O ilk etap da oturup ders çalışmasa da zamanla çalışma moduna girmeyi başaracaktır.

 

Uzun Lafın Kıssası;

Sınava hazırlanmakta olan öğrencinin zor bir süreç içinde olduğunu bilin ve bu zor süreçten geçen kişinin siz değil çocuğunuz olduğunu unutmayın. Çünkü ortada şekillenen şey onun geleceği ve o da en az sizin kadar kaygılı.

Tek farkı siz kızdığınızda ona bağırabiliyorsunuz ama o kimseye bağıramıyor. Bu durum da tırnaklarını yemeler, içe kapanıklılık ve bunlara bağlı komplikasyonlar meydana gelebiliyor.

Hani çocukken ona iki tekerleğin yanında iki yedek tekeri olan bisiklet almıştınız ya, işte çocuklarınıza o yedek tekerlek gibi davranın. Düştüğünde sizin onu tutacağınıza emin ama onlarla yol aldığında ise hız yapamayacağını biliyor halde olsun.

Bilsin ki, eğer hız yapmak ve rakiplerini geçmek istiyorsa yan tekerleklerle değil kendi gücüne ve güvenine bağlı yol alacağı asıl tekerleklerle hızlanmak için pedal basmalıdır. Aksi durumda geride kalması kaçınılmazdır.

Sizi her zaman destekçi olarak yanında ya da arkasında görmeli ama asla nihai sonuca sizin sayenizde ulaşabileceği inancına sahip olmamalıdır. Aksini siz de istemezsiniz. Vesselam.

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Açı Bakışı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!