Dünyanın Deniz seviyesinden Yüzeyi -422 m Aşağısındaki LUT GÖL’Ü

Afrika ve Suriye ayrımında yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Lut Gölü, -422 m deniz seviyesinden aşağıda olan göl olma unvanına sahiptir. Lut Gölü derinliği 376 metreyi bulmaktadır. Bu haliyle en derin noktası deniz seviyesinden -798 m ile dünyanın en alçak noktası.

Lut gölü ya da içinde ve kıyılarında canlı yaşamayan (sadece gölü besleyen Ürdün / Şeria nehrinin ağzında yosun gibi bazı yeşillikler görülür) “Ölüdeniz”. Kitâb-ı Mukaddes ile çeşitli Grek, Roma, Bizans ve Arap coğrafyacı, tarihçi ve seyyahlarının eserlerinde coğrafi-tarihi konumuna ve fizikî özelliklerine göre Doğu denizi, Araba (Vâdilaraba) denizi, Sodom ve Gomore denizi, Sogar denizi, Altüst Olmuş göl, Tuz denizi, Zift denizi, Fena Kokulu göl ve Ölüdeniz manalarındaki çeşitli adlarla anılmış ve dünyanın deniz seviyesine göre en alçak noktası olan göl.

Lut gölü, üçüncü zamanın ikinci yarısında oluşmuş Akabe körfezi-Vâdilaraba rift vadisinin devamı olan ve bir noktasında deniz seviyesinden 798 metreyi aşkın derinlikteki tabanı ile karaların en derin yerini oluşturan ve yine dünyanın tek parça en uzun fay hattının devamı olan doğu Afrika fayı üzerinde bulunan Gor (Gavr) çukurunun bir kesimine suların toplanmasıyla meydana gelen tektonik bir göldür.

Doğu kıyısından çıkan ve “el-Lisân” (dil) denilen bir yarımada, gölü iki kesime ayırmakta ve derinliğin kuzeyde 410, güneyde sadece 10 m. kadar olduğu görülmektedir.

Gölün suları, yüzeyde ‰ 28, dipte ‰ 325 oranında tuzludur; dolayısıyla bu sularda yüzmek çok kolay fakat dalmak zordur. Gölün suları ayrıca yüksek oranlarda magnezyum klorür (‰ 102), sodyum klorür (‰ 79), kalsiyum (‰ 37) ve potasyum (‰ 15) Klorürleriyle sodyum bromür (‰ 5) içerir. Dünyanın en tuzlu suyuna sahip olan gölün kıyıları, Sodom’dan çıkarken arkasına bakan Hz. Lût’un karısının tuzdan direk haline gelmesi gibi efsanelerin doğmasına yol açan çeşitli şekillerde billurlaşmış tuz kümeleriyle de kaplıdır.

Gölün suyunun terkibindeki, canlı barındırmamasına ve fena kokmasına sebep olan maddelerin yanında yüzeyinde de yer yer Bitüm toplanmakta ve klasik kaynaklarda, gölün Lacus Asphaltitis adıyla anılmasına yol açan bu maddenin Nabatîler tarafından onu mumyalama işleminde kullanan Mısırlılara satıldığı bilinmektedir.

Bugün gölün suyu İsrail ve Ürdün kıyılarındaki arıtma tesislerinde ayrıştırılmakta ve içerdiği kimyasal maddeler ya sanayide kullanılmakta ya da ihraç edilmektedir.

 

         Kur-an’da  Lut Gölü 

Lut Gölü ismini Lut Peygamber’den alıyor. Hz. Lut’un peygamber olarak gönderildiği, Lut Kavmi’nin yaşadığı Sodom ve Gomore şehirleri Eski Ahit’in Tekvin kitabında günahkar kentler olarak anlatılıyor. İslam inancına göre MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdüren Lut topluluğu, Kuran-ı Kerim’de eş cinsel ilişkileri nedeniyle üzerine taş yağdırılan ve yok edilen bir halk olarak anlatılıyor.

     Hud Suresi (11) 74-83: İbrahim’den korku gidip, ona müjde gelince; Lut Kavmi konusunda, Bizimle mücadele etti (tartıştı). Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, çok duygulu ve (Allah’a) yönelen biriydi. “Ey İbrahim, bundan vazgeç. Muhakkak, Rabb’inin emri ve geri çevrilmeyecek bir azap, onlara gelmiştir.” Elçilerimiz Lut’a geldiği zaman, bundan hoşlanmadı, göğsü daraldı ve dedi ki: “Bu, zor bir gün.” (Lut’un) kavmi, (Lut’a) doğru koşarak geldi. Onlar, daha önceden kötülükler yapıyorlardı. (Lut) dedi ki: “Ey kavmim, bunlar benim kızlarım, sizler için daha temizdir. Allah’tan korkun ve beni misafirlerim önünde küçük düşürmeyin. Sizin içinizde reşit (doğru düşünen) bir adam yok mudur?” Dediler ki: “Şüphesiz sen de biliyorsun ki, kızlarında bizim bir hakkımız yoktur. Gerçekte sen, bizim ne istediğimizi biliyorsun.” (Lut) dedi ki: “Keşke size yetecek bir gücüm olsaydı veya sağlam bir yere dayanabilseydi.” (Elçiler) dediler ki: “Ey Lut, biz Rabb’inin elçileriyiz. Onlar, elbette sana ulaşamazlar. Gecenin bir kısmında, ailenle birlikte yürü. Sizden bir kimse, dönüp geriye bakmasın. Ancak senin karın başka (o bakacak). Muhakkak, onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir Onlara vaad olunan (azap), sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil midir?” (Böylece) emrimiz geldiği zaman, oranın üstünü altına çevirdik ve üzerlerine arka arkaya (Ana Kitap’ta) yazılı taşlar yağdırdık. Bu helak taşları, Rabb’inin Katı’nda işaretlenmiştir ve bunlar zalimlerden uzak değildir.

Peki yok olmayı ne sağladı bu konuda bilim insanları ne diyor?

Günümüzden 3700 yıl önce yani milatta önce 1700 lü yıllar civarında, bu günkü lut gölünün çevresinde gerçekleştiği artık kesinleşmiş bir hadise vardır. Bu hadise gök taşı patlamasıdır. Buna göre, dünya atmosferine giren kuyruklu yıldız, yerin 8 ila 10 bin metre yükseklikte parçalandı ve sayısız küçük parçaya bölündü. Bu, kuyruklu yıldızın kapsadığı alanı daha da genişletti.

Buluntulara ve bilimsel kanıtlara göre, yüzeye meteor düşmemiş ancak havada infilak etmiş ve yaklaşık 500 kilometre kare kadar bir alanda çok büyük tahribat olmuş, bereketli toprak örtüsü bile yok olmuştur. bölgede bulunan toprak kapların yüzeyleri camlaşmış, toprağın içinde bulunan  zirkon elementleri gaza dönüşmüştür.

   Coğrafya Zümresi

0 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478