LGS VE YKS’NİN OLMAZSA OLMAZ DERSİ : TÜRKÇE

LGS ve YKS öğrencilerinin ana derslerinin başında Türkçe dersi gelmektedir. Türkçe dersi çalışma yöntemleri kişiden kişiye farklı olmakla birlikte, genellikle “Türkçe dersi çok kolay bir derstir” anlayışı ve  “Türkçe konuşmayı, okuyup yazmayı bilen her insan Türkçe dersini yapar.” gibi düşünceler başarısız olan öğrenciler üzerinde ciddi baskılara yol açmaktadır. Gerçekte Türkçe, diğer bütün dersleri etkileyen ana derslerden biri olup yeterince ve gerektiği kadar çalışılmaz ise başarılı olunması mümkün olmayan da bir derstir.

Şu bilinmelidir ki diğer derslerde başarılı olunabilmesinin ön koşulu Türkçeye hakim olmaktan geçmektedir. Türkçe dersinin diğer derslerdeki başarıyı arttırma imkanı konusundaki önemi bilinmeden, bu derse yeterince ilgi toplanamaz. Bu da hem Türkçeden hem de diğer derslerden yeterince başarılı olunmasının mümkün olmasını engeller.

Dünyanın en gelişmiş ekonomisine sahip ülkesi olan ABD’nin yaptığı sınav bir dil sınavı olan TOEFL’dır.

Bu sınavın bölümleri,

Okuma,

Dinleme,

Konuşma,

Yazma,

Tez Sunma 

Gelecek ile ilgili hayallerinin yer aldığı bir Öz geçmiş yazma konularından oluşmaktadır.

Aslında bu hem okulların eğitim seviyesini geliştirmek hem de daha doğru seçimler yapabilmesini sağlayabilmektedir. Bu okullarda İngilizce dışındaki tüm derslerin üzerinde sınav baskısı olmamasını ve eğitim sisteminin sınava odaklı değil öğrencinin kişiliği ve kültürünün gelişmesini sağlamayı sağlamaktadır. Matematik, Fen ve Sosyal üzerinde doğrudan sınav baskısı olmayıp bunlar bilinmesi gereken  unsurları içinde barındıran dersler haline gelince daha rahat anlaşılır bir hale gelmektedir.  Kanımca ülkemiz de ivedilikle böyle bir sınava geçerek dersler üzerindeki sınav baskısı kaldırılabilir ve okullar daha doğru eğitim veren bir yer haline dönüştürülebilir.

 

Peki Türkçe dersinden başarılı olmak için öğrencilerimiz neler yapılabilir?

Bu konuyla ilgili izlenecek yol çok çeşitli olabilir, ancak biz burada tamamını inceleyecek değiliz   sadece bunlardan üç farklı yol önereceğiz. Özellikle belirtmek gerekir ki nitelikli okur yazar olmayan öğrencilerin gerek bu konuda gerek ise sınavlarda başarılı olma ihtimali maalesef çok yüksek görülmemektedir.

O neden ile,

ÇOCUKLARIMIZI NİTELİKLİ BİR OKUR HALİNE GETİRMELİYİZ.

Bizim eğitim sistemi okuyabilen okuyucu insanlar yetiştiriyor. Harfleri anlamlı seslere dönüştürerek yazılı metinlerdeki sesleri çıkarabilen insanlara okuyucu insanlar denir ki maalesef eğitim sistemimiz bu türden bol miktarda insan yetiştirme becerisine sahiptir. Daha eğitim ve öğretimin başından 1. sınıftan başlayarak sonuna kadar yani 12. sınıfa kadar okuyucu insanlar yetiştirebiliyoruz ancak daha ileri giderek okur insanları yetiştiremiyoruz.

Oysa sistemin yetiştirmesi gereken insan tipi okur olan insandır.  Okur insan okumayı her anlamıyla bilen, okuma zevkleri olan, kısacık ömrüne daha çok kitap sığdırabilmek için sürekli okumaya çalışan, süreli yayınları takip eden, seçici ve etkin okuyan ve okuduklarını küçük, orta ve büyük çaplı notlar haline getirebilen kişilerdir.

Bizdeki sınavlarda, ki branşlardan hangisi olursa olsun, test sorularının tamamı Türkçe okuduğunu anlama, yorumlama, değerlendirme, analiz, sentez vb. becerileri ile sınamaya yönelik bir iç yapı içermektedir. Eğer öğrenci gerçek bir okur ve yazar değil ise soruları gereken sürede ve gerekli doğrulukta çözmesi oldukça zor olmaktadır.

Öğrenciler eğer, cümlede geçen deyimleri, atasözlerini ve bilgi gerektirecek kelimeleri bilmiyorsa ne kadar çalışırsa çalışsın başarılı olması mümkün olamıyor.  Çocuklarımızı, nitelikli okurlar haline dönüştürmeli bunun için öncelikle bizler sonra da çocuklarımıza kitap okumayı sevdirmeliyiz.

BU SINAVLAR DİL VE ANLAM BİLGİSİNİ BİLEN ÖĞRENCİLERİ İSTİYOR.

Dil bilgisi, aslında Türkçenin matematiğidir ve çok eğlencelidir. Burada sözel bir ders ile öğrencilerin sayısal zekâsının kullanılma becerisi ölçülmektedir. Eğer öğrenci sayısal derslerde başarılı değilse bu bölümde de çok başarılı olamayacaktır.  İşte bu nedenle öğrenci daha ilkokuldan itibaren bu konuda takip edilerek desteklenmeli ve yüreklendirilmelidir.

Öğrenci temel kavramları öğrenmiş, bir işi yapanı, o işi ve oluşu etkileyenleri, isim – fiil arasındaki farkı, sıfatların cümlede görevini, ekleri, zamirleri, fiil ve fiilimsileri, özel isim ve cins isimleri, öznel ve genel yazılımları bilirse  bu konuda ilerleyen dönemde başarılı olmasının önünde Türkçe adına pek bir engel kalmayacaktır.

Eğer dil bilgisini kural ve kavramları bilinmiyorsa konu öğrenciye oldukça sıkıcı gelecek ve gerektiğinde doğru bir şekilde çözümlemeler yapabilmesi mümkün olmayacak bu da başarının önündeki engellerden biri olarak ortaya çıkacaktır.

Dil bilgisi sanıldığı gibi sadece Türkçe dersinde doğrunun yapılmasını sağlayan bir ders değildir, diğer derslerde de kavramsal beceriler için gereklidir ve o nedenle önemine binaen ve gelecekte çocukların başarılı olması isteniyorsa oldukça ciddiye alınmalıdır.

TÜRKÇE ÇALIŞMA VE TEKRARI SIKÇA YAPILMASI GEREKEN BİR DERSTİR…

Tüm derslerde olduğu gibi Türkçe dersinde de öğrenilenlerin kalıcı hâle getirilmesi için sıkça tekrar edilmesi şarttır. Bunun için öğrenci sıkılmadan, yorulmadan ve, basit bir ders gibi, anlamsız bahanelere sığınmadan oldukça hassas olarak çalışması gerekir.

Öğrenci okulda öğrendiklerini ya okulda ya da evde mutlak suretle ve sıklıkla  tekrar etmeli bunu yaparken de anlayabileceği şekilde notlar almalı, takıldığı yerlerde bu notlara göz atarak zaman aşımına bağlı unutmayı engelleyerek bilginin daima canlı kalmasını sağlamalıdır.

Ayrıca öğrenci, okulda öğrendiği konularla ilgili elindeki yardımcı kaynakları belli zaman aralıklarıyla tekrar tekrar tekrar çözmelidir. Bunları yaparken konularla ilgili eksikliklerini branş hocalarıyla koordineli bir çalışmalar ile gidermelidir. Özellikle YKS ve LGS öğrencileri arkadaşlar, her gün 1 paragraf ve 1 cümlede anlam testi çözerek konuları hatırlama ve pekiştirme yapmalıdırlar.

Bir dil en iyi o dile ait klasik edebi eserler okunarak  anlaşılabilir. İşte bu nedenle öğrencilerimize belli periyotlar ile ve sürekli Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM’nin önem verdiği eserler okutulmalı ve çocukların kelime bilgisinin gelişmesi sağlanmalıdır. Ancak böyle yapılarak çocukların hem hayatta hem de sınavlarda başarılı olması sağlanabilir. Vesselam

 

1 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478