HAYALİMDEKİ OKULU KAZANMAK İÇİN NASIL ÇAIŞTIM? İREM BEYZA YİĞİTER

1ab7ab8e-0f43-4339-bb69-f188dc8ecf08

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merhaba ben İrem Beyza Yiğiter. 2021 YKS’ de eşit ağırlık Türkiye 79. su Samsun 2. si oldum ve lisenin başından itibaren hedeflediğim Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi bölümüne yerleştim. Bu yazıyı sınav sürecindeki arkadaşlarımın yolunu bir nebze de olsa aydınlatabilmek için yazıyorum. Bu yüzden biraz lisenin başından başlayacağım. Burada her yılı/ayı ayrıntılı olarak anlatmayacağım tabii ki. Genel gidişattan bahsedeceğim ki nelerle karşı karşıya olduğunuzun bilincinde olun önceden.

Öncelikle ben liseye ilk başladığımda hazırlık okudum yani lise maceram 5 yıl sürdü. Lisenin başlarında ne iyi ne de kötü bir öğrenci olduğum söylenebilirdi. Derslerimi düzgün bir şekilde dinliyor, derslerde notlar alıyor, verilen ödevleri yapıyor ve son olarak sınav haftası canla başla çalışıp ortalamamı yüksek tutmaya çalışıyordum. Kısacası ne kadar YKS odaklı çalışmasam da böyle bir sınavın olduğunun bilincinde hareket ediyordum. Böylece üç yıl geçti ve ben 10. sınıfı bitirdiğim yaz Özel Bafra Açı Fen Lisesine nakil yaptırdım. Asıl ders çalışma dönemim burada başlıyor çünkü artık sınavın soluğunu ensemde hissettiğim zamanlar diyebilirim.11. sınıfın ilk dönemi canla başla çalışıyordum en azından eskisine nazaran sadece ödev yapıp sınavlara çalışmakla kalmıyordum. Ardından 11. sınıfın ikinci dönemi korona patlak verdi ve evlere kapandık. Bu dönemde çalışma hızımda bir düşüş yaşandı ama matematiğe düzenli bir şekilde çalışmaya devam ettim öyle ki 12. sınıfta bu konulara ayriyeten vakit ayırmadım ve bu benim çok işime yaradı.

11. sınıfın bitmesiyle sınav maratonu da resmen başlamış oldu. Öncelikle haziran ayında güzelce bir dinlendim. Temmuz ayında yavaş yavaş tempom artmaya ve Ağustos ayında nihayet yaz kursunun da başlamasıyla somut çalışmalar gün yüzüne çıkmaya başladı.
Genel hatlarıyla Eylül, Ekim ve Kasım ayları daha çok TYT üzerine yoğunlaştığım ve buradaki eksiklerimi tamamladığım aylar oldu zaten okulumuzun yaptığı planlama da bu yöndeydi. Bu aylarda en çok problem yaşadığım ders Matematik ve Geometri oldu. Buradaki açıklarımı kapatmak için bol bol TYT Matematik branş denemesi çözdüm. Matematik dışındaki derslere ise düzenli çalışmamı yapmam yeterli oldu diyebilirim. Aynı zamanda her hafta okulun yaptığı gerek online gerek yüz yüze denemelerle de bu çalışmalarımı destekledim.

Aralık-Mart ayları arasında hem TYT konularını unutmamaya çalışıp hem de AYT konularını öğrenmekle geçti. Bu dönemin ders çalışma grafiği arada dipleri görmüştür. Benim için en sıkıntılı ders çalışma dönemi burasıydı. TYT netleri artıyor AYT düşüyor, AYT artıyor TYT düşüyor. Edebiyat arttı mı hop Matematik düşmek için fırsat kolluyor derken hevesim de biraz kırılmıştı ve çalışma saatlerimde de bir düşüş yaşanmıştı haliyle. Genellikle çalıştığım zamanlarda da AYT Matematik testi ya da TYT denemesi çözdüm.

Benim için kırılma noktası Mart ayının ortası oldu (Tabi inşallah siz baştan kopturup gitmişsinizdir.). MSÜ sınavına 2 hafta kala ailem bu gidişata dur demem gerektiğini fark edip dizginleri eline aldı zaten ben de bu çalışma ve çalışmama durumundan yorulmuştum. Çalışmadığım için vicdanım asla beni rahat bırakmıyordu bu yüzden çok uykusuz gece geçirdim. Birlikte oturduk ve 2 haftalık bir MSÜ planı yaptık TYT konularının ve denemelerinin ağırlıkta olduğu. Tabi bu kısa süreli yoğun çalışma programı bana başarıyı getirmedi ama ders çalışma düzenimi oturtmama yardımcı oldu. Nisan ayında yoğun bir TYT denemesi ve AYT konularını tamamla şeklinde geçti. Konuların tamamlanmasıyla AYT denemeleri de yüzünü gösterdi. Mayıs ayında biten konuların sorularını çözüp soru bankalarına veda ettim.

Haziran ayının en güzel tarafı sürekli deneme çözüyor olmaktı bence. Sınav sürecine dair en sevdiğim şey AYT Matematik denemeleri oldu. Günde 10 saat çalışıyorsam 5 saati AYT Matematik denemesi çözüyordum. Bu arada AYT çalışmak TYT’nin aksine, çalışmalarımın sonucunu daha somut görebildiğim bir alan olduğu için motivasyonum da genelde yüksekti. Haziranda her gün bir TYT denemesi ve geri kalanına da sığdırabildiğim kadar AYT denemesi çözdüm. Böylece sınava çalışma sürecim tamamlanmış oldu.

Tabi bu süreç burada göründüğü gibi sadece ders çalışmaktan ibaret değil. Psikolojik açıdan çok çalkantılı bir süreçti. Bu süreci çalkantılı hale getiren başlıca faktörler ise şunlar: deneme netleri, ders çalışmama isteği, ara ara nükseden bunalımlar, çevrenin beklentisi vb…

Deneme netleri aslında bunalımı da beraberinde getiren bir faktör. Bu durum beni ara ara zorlasa da öğretmenlerimin telkinleri ile üstesinden geldim. İlerleyen dönemlerde ‘denemelerin aslında bir şey olduğunu ama o bir şeyin her şey olmadığını’ tecrübe ettim. Şöyle ki evet denemeler bizim kendimize yol haritası çizmemiz , gelişimimizi görmemiz ve kendimizi DENEMEMİZ açısından çok kıymetliler ama orada takılıp kalmak sizi sürekli geriye çekecektir. Deneme bitmişse değerlendirme yapılır ve sonraki deneme beklenmeye başlanırdı.

Ders çalışmama isteği o arada bir geliyor. Bu akşam çalışmasak mı diyor. Ben genellikle ‘Tamam çalışmayalım.’ diyordum başlarda, ortalarda ‘Bari TYT denemesi çözelim de gün bomboş geçmesin.’ diyerek oyalardım bu arkadaşı. Sonlara doğru ise bu istek hala orada dikilmiş benim onun yanına gitmemi bekliyordu ama deyim yerindeyse biraz can derdine düşmüş olduğumdan ‘Napalım yani buradaysan işim var görmüyor musun?’ diyerek bu tehlikeyi de bertaraf ettim. Umarım siz de uygulayabilirsiniz.

Çevre baskısı aslında insanların sizin kariyer seçiminize yönelik doktor, mühendis, avukat, öğretmen, hemşire, mimar olmanız hakkında yaptığı yorumların genelidir. Unutmayın ki bu hayatı yaşayacak olan sizlersiniz. Bu mesleğin geleceği var mı ya da tanımı var mı gibi sorularla boğuşmayın. Yaptığınız işi en iyi yapanlardan olursanız böyle sorunlarla karşı karşıya kalmayacaksınız. Kısacası başkasının hayalleri yerine kendi hayalleriniz için uğraşın ve işinizde en iyisi olmaya çabalayın.

Son olarak sınav gününden bahsedip bu upuzun yazıyı sonlandırmak istiyorum. Size bu konuyla ilgili vereceğim en önemli tavsiye sınavda ne olursa olsun dizginleri elinizde tutmanız. Evet sınav için çalışmak tabii ki önemli ama rakipleriniz de en az sizin kadar çalışmış olacaktır. Sınav esnasındaki stres kontrolü, en az, çalıştığınız günler kadar önemli. Siz zorlanıyorsanız, bilin ki, rakipleriniz de zorlanıyordur. Sınavda geçen toplan 5 saat 15 dakika boyunca elinizden gelenin en iyisini yapın ve sonrasında arkanıza yaslanıp olacakları bekleyin.

HEPİNİZE İYİ ÇALIŞMALAR VE BAŞARILAR ARKADAŞLAR…

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Açı Bakışı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!