Z KUŞAĞIYLA YAŞAMAK

z_kusagi_nedir_z_kusaginin_ozellikleri_nelerdir_h11087_f71e3

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
“Z kuşağı veya Z jenerasyonu, Y kuşağından sonra gelen ve Alfa Kuşağı’ndan önce gelen bir demografik kuşak” diye tanımlanıyor. Bu kuşak 1997–2012 yılları arasında doğan kişilerden oluşuyor. Bunlar aslında milenyum çağı çocukları. Dolayısıyla teknolojiye hakimler. Evde yeni alınan bir dijital aleti en iyi anlayan ve hatta en iyi şekilde kullanma becerisine sahip olanlar da bunlardır.
Çocukluk çağından başlayarak idol olarak gördükleri anne ve babalarının teknoloji karşısında en basit işi bile yapamadığını algıladıklarında onlara karşı besledikleri “ annem-babam her şeyi bilir” algısının yıkılmasına ve bu Z kuşağının kendinde bir özgüven patlamasına yol açmakta. Böylece annem- babam benden üstün ve çok şey bilir yerine ben onların bilmediği ve çokta basit olan şeyleri biliyorum noktasına gelen bir kuşaktır bu.
Kendileri, teknolojinin de verdiği yetkiye dayanarak hızlı ve analitik düşünme yeteneğini bünyelerinde barındırır. Bu yetenek ve kullanma biçimi kesinlikle bireyseldir ve bunlar siz isteseniz de asla ekip çalışmasına girmez ya da giremezler.
Özgüvenlerine ve özgürlüklerine son derece düşkündürler ve bu kuşağın mensupları kaybetmemek için bildiği tüm güçlere karşı savaşmayı göze alabilirler. Çünkü çocukluklarından beri oynadıkları oyunların istediği şey budur. Onlar herhangi bir şeyi başaramayacaklarına asla inanmazlar ve “mutlaka bir yolu vardır” mottosuyla yaşarlar. Bu yönleriyle de dik kafalı algılanırlar.
Çok hızlı öğrenir, analiz eder bulur ve buluşturur ve lehte ya da söz söyleyenlerin karşısına delilleri dijital ortamdan arayarak çıkarırlar ve size sunarlar.
Topluma uyum ve onunla bütünleşme ortamları pek onlara göre değildir ve daha çok bireysel olmayı sever ister ve o yolda çaba sarfederler.
Yaptığı bir eylemden vaz geçmesi için akılcı ve rasyonel gerekçeler öne sürerek onları ikna etseniz bile mutlaka “Google’larlar”, “googlelamak onların tabiridir, ve gerçeğin peşinde kalmayı tercih ederler. Gerçek onlar için yemek içmekten bile önemlidir.
Kuralları pek takmazlar, anne ve babalarının dahil belli bir yaşın üzerindekilerin söylem ve eylemlerini değil daha çok kendi düşüncelerini kendi yaş gruplarının ifadelerini takip ederler.
Teknolojinin içine doğan bu neslin, bilgiye erişme hızı önceki kuşaklarla kıyaslanamaz. Bu kuşak bilgi için 1 saniye harcayıp bir şeyi aradığında ekranda milyonlarcasına anında ulaşırken daha önceki dönemlerde aynı bilgiye oluşma işi saatler, günler, haftalar ve hatta aylar- yıllar alıyordu.
Bilgiye çok çabuk ulaşmaya alışık olduklarından hızlı yaşamaya da aşinalardır. Bu nedenle çok çabuk sıkılabilirler, onları oyalamakta çok da kolay değildir.
Farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda başarılıdırlar aynı zamanda haklarını arama konusunda da oldukça dirayetlidirler. Kendilerine, çevrelerine ya da başkalarına yapılan bir haksızlığa karşı sessiz kalmaz ve bir şekilde onunla ilgili paylaşımlar eylemler tertip edebilirler ancak bunların önemli bölümü sanal ortam olan alanlardır.
Sürekli oturdukları ve tek emek ettikleri şey klavye kullanmak olduğundan bu kuşak oldukça asosyal bir yapıya sahiptir. Hareketsizlik bu kuşağın obezite tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.
Bu kuşağa ulaşmak hem çok zor hem de çok kolaydır. Zira bunlar tam bir görev adamı olmakta zorlanırlar ama kriyatif (yaratıcılık) tavırları konusunda onları serbest bırakırsanız çok iyi sonuçlar alabilirsiniz.
Bir iş yaparken onlara, oyunlarda olduğu gibi ödüller var ederseniz bu kuşağı en iyi motive eden yolu buldunuz demektir.
Yüz yüze iletişim kurarsanız bu kuşa ulaşma imkanının daha kolay olacaktır. Bunlar teknoloji çocukları olsa da insanların varlığı onları güvende hissettiren en önemli şeydir. Bu nedenle doğrusunda da yanlışında da mutlaka yüz yüze konuşmayı tercih ederler.
ÇOKTA ABARTILACAK BİR ŞEY YOK ASLINDA ZİRA BİZ ÇOCUKKEN DE MUHALİF RUHLUYDUK BUNLAR DA ÖYLE. BİZ DE İSYANI BİR İFADE YOLU OLARAK GÖRÜRDÜK BUNLAR DA ÖYLE. UZUN LAFIN KISSASI BU ARKADAŞLAR HALİ HAZIRDA ÇOCUKLAR VE ONLARA GÖRE “KARIYI BOŞAMAK KOLAY” GELİYOR. BU NEDENLE ÇOCUKLARI KIRMADAN DÖKMEDEN ANLAMAK VE ANLAŞMA YOLLARINI BULMAK ZORUNDAYIZ. ÇÜNKÜ KENDİ ELLERİMİZLE YETİŞTİRDİĞİMİZ VE VARİSLERİMİZ BUNLAR. VESSELAM
Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Açı Bakışı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!